Kemanda Toplam Kaç Pozisyon Var? Bir Genç Yetişkinin Kemanla Mücadelesi
Günlerden bir gün, arkadaşlarla bir kafede oturuyoruz. Tabloda herkesin telefonuna gömüldüğü, garip bir sessizlik var. Klasik olarak, ben aniden bir soru soruyorum: “Kemanda toplam kaç pozisyon var?” Evet, doğru duydunuz, keman. Bu kadar sıradan bir günde, keman sorusu biraz garip olabilir, ama bazen aklıma öyle bir şey takılır ki, beynim hemen başlar sorgulamaya. Keman çalan biri değilim, ama neden bu kadar pozisyon var, diye düşünmeden edemedim.
Posizyon? Vahşi Bir Keman Gerçeği
Keman dünyasında, “pozisyon” denince, bir şeyin net olmadığını fark ediyorum. Çünkü sadece “kemanda kaç pozisyon var?” demek bile, bir anda kafamda derin felsefi bir soruya dönüşebiliyor. Yani, kemanda 1. pozisyon, 2. pozisyon derken, ne demek istiyoruz? Kolların nereye gitmesi gerektiğini mi? Parmaklarımızın nasıl durması gerektiğini mi? Bir pozisyon başka bir pozisyonla birleşiyor mu? Hadi, bunları saymaya başlamadan önce, durumu biraz netleştirelim.
Şu an kemanda “pozisyon” dediğimizde, aslında parmaklarımızın hangi tellere yerleştiğiyle ilgili bir mevzu var. Bu durumda, ilk pozisyon bildiğimiz, klasik başlangıç pozisyonu; ikinci pozisyon, parmaklarımızın biraz daha ilerlemesiyle oluşuyor, falan… Anlatması kolay ama işin pratiğe dökülmesi biraz karmaşık. İkinci pozisyonda parmaklarım neredeyse kendimi keman çalar gibi hissetsem de, hala o kadar kötü bir şekilde çalıyorum ki, kendimle dalga geçiyorum.
Şimdi, bir arkadaşım Kemanda toplam kaç pozisyon var diye sorduğunda, ben de gayet ciddi şekilde cevap veriyorum: “Sekiz.” Ama o da ne, o anda herkes bana bakmaya başlıyor. Yani, “Aaa gerçekten mi? Sekiz mi?” diyorlar. Evet, tam sekiz! İşin ilginç tarafı, keman öğretmenleri bu kadar pozisyonu hem kolayca hem de heyecanla anlatırken, ben hâlâ dört parmağımı kontrol etmekte zorlanıyorum.
Keman Çalarken Pozisyonlar ve Benim Parmaklarım
Kemanın o kadar pozisyonu var ki, bir süre sonra kendimi bir ninja gibi hissediyorum. Birinci pozisyon, ikinci pozisyon derken, adeta kemanla kung-fu yapmaya başlıyorum. Ama bir yandan da iç sesim devreye giriyor: “Ya bir şeyleri yanlış yapıyorsam? Ya pozisyonları birbirine karıştırıyorsam?” İçsel kaos ve müzik arasında gidip gelirken, o kadar sinirli bir hale geliyorum ki, sanki keman değil de silah kullanıyorum. “Evet, kemanla savaş, dövüş, kaybet… ama yine de güzel bir melodi çıkarmaya çalış,” diyorum.
Bir gün, keman öğretmenim “Üçüncü pozisyonu deneyelim” dediğinde, kafamda o kadar soru işareti belirmişti ki, gözlerim neredeyse dışarı çıkacak gibiydi. Üçüncü pozisyon, normalde parmakları çok daha yukarı taşıyor ve o kadar garip hissediyorum ki, sanki keman değil, bir uzay aracını yönetiyorum. O an şunu düşünüyorum: “Bir tane daha pozisyon eklerse, belki de keman yerine bir robot yapalım!” Ama işin aslı, her pozisyon beni biraz daha “keman çalan adam” yapıyor. Ama “adam” dediğime bakmayın, keman konusunda hâlâ bir amatörüm.
Keman Pozisyonları ve Geleceğe Bakış
Şimdi, biraz daha derin düşünmek gerekirse, kemanda bu kadar pozisyon olmasının bir anlamı var mı? Yani, hayatımda 8 pozisyonlu bir şey başka ne olabilir ki? Mesela, sabah kalkarken kendime “Birinci pozisyon: Uyan! İkinci pozisyon: Kahvemi al. Üçüncü pozisyon: Hızlıca bilgisayarımı aç. Dördüncü pozisyon: Evet, hâlâ uyumak istiyorum” gibi bir şeyler düşünebilirim. Ama aslında bu kadar pozisyonun derinlikli bir anlamı var. Her pozisyon, bir aşama, bir ilerleme gibi…
Ve bu kadar pozisyon, bence hayatın karmaşasına da benziyor. Her biri ayrı bir zorluk, ama hepsini aşabilmek, bir şekilde çözüm üretmek gerekiyor. Kemanla her pozisyonu doğru yapamamak da hayatın ne kadar beklenmedik olduğunu simgeliyor belki de. Yani, keman çalarken, her yeni pozisyonla karşılaştıkça, daha çok öğreniyor ve hata yaparak gelişiyorsunuz. Şimdi, kemanda toplam kaç pozisyon var diye sorarsanız, aslında her pozisyonun bir yeri, bir önemi var diyebilirim. 8, 10 ya da kim bilir belki 50, bir sonraki pozisyonu öğrenene kadar…
Sonuç Olarak: Keman, Hayat ve Pozisyonlar
İşte böyle. Kemanda toplam kaç pozisyon var sorusunun cevabı belki de o kadar önemli değil. Her pozisyonun bir anlamı var, ama asıl önemli olan, her pozisyondan sonra nasıl bir adım attığınız. Belki de pozisyonları sorgulamak yerine, bu pozisyonlarda nasıl ilerleyeceğimize bakmalıyız. Sonuçta, ben keman çalmaya devam ediyorum. Ama hâlâ 8. pozisyona gelmedim, belki bir gün oraya da ulaşırım. Ama kesinlikle şunu diyebilirim ki, kemanda toplam kaç pozisyon var sorusunun cevabı, aslında hayatın her alanında bir adım atarken karşımıza çıkan fırsatlar ve zorluklar gibi. Ve ben hâlâ doğru pozisyonda mıyım diye düşünüyorum, tabii siz de öyle. Kim bilir, belki bir gün 8. pozisyonda ne olduğunu anlayabilirim!