Periyodik Cetvelde Ne Artar?
Bir Günün Sabahı, Bir Kırılma Noktası
Sabahın erken saatlerinde, Kayseri’nin soğuk havası pencereden içeri süzüldü. Uykusuz geçen bir gecenin ardından gözlerimi zorla araladım. İçimde bir karışıklık vardı. Dün gece üzerine düşündüğüm, birazdan başımı kaşıyıp yazacağım o sorunun cevabını bir türlü bulamıyordum: Periyodik cetvelde ne artar? Evet, bana göre bu soru, bugünkü ruh halimi özetleyen bir soru olmuştu. Artan bir şey vardı ama neydi bu?
Kayseri’deki küçük odamda pencereyi açtım ve derin bir nefes aldım. Kızgın güneş birden içeri girdi. Belki biraz ciddiyet, biraz da karanlık bir iç hesaplaşma vardı bu sabah. Çünkü gece, okuduğum kimya kitabındaki o tek cümle, benden bir şeyler çalmış gibiydi. “Periyodik cetvelde ne artar?” diye sormuştu. Her elementin sırası vardı, ama bu sıralama da bir artıştı, bir değişimdi. Ne artar, diye düşündüm? Karakter, kimlik, yaşamak için verilen bir çaba mı? Bu sorunun cevapları, bambaşka düşüncelerin kapılarını aralayacak gibiydi.
İnsanlık ve Periyodik Cetvel: Birleşen Yollar
Bir an için düşündüm, periyodik cetvelde nelerin arttığını… Her bir elementin, birer insan gibi bir hayat yolculuğunda olduğunu düşündüm. Kimisi daha kolay yol alırken, kimisi daha karmaşık bir yol izliyordu. Her birinin özellikleri farklıydı, bazısı enerjik, bazısı daha sakin. Ama bir şey vardı, hepsi bir şekilde artıyordu. İçlerinde birikim, bir değişim, bir evrim vardı.
Bu düşünceler aklımı kemirirken, akşamki ders çalışmam aklıma geldi. O akşam, kimya hocamın verdiği ödevi yapmaya çalışırken, “Periyodik cetvelde ne artar?” sorusu beni deliye döndürmüştü. Kimya, bir dönüm noktasıydı ama düşündüm ki aslında hayat da tıpkı bir kimya dersiydi. İnsanlar bazen bir element gibi, değişmeden, yerinde sayarak geçip giderken, bazıları sürekli bir artış gösteriyordu. Ama bu artış neydi? Benim düşündüğüm, kendi hayatımı değiştirecek bir şeydi.
Kendi İçimdeki Periyodik Cetvel
Daha fazla kafa karıştırmaya gerek yoktu. Periyodik cetvelde artan şey, belki de benim içimdeki evrimdi. Belki de her insanın ruhunda bir element gibi, bir artış, bir gelişim vardı. Benim içimde de bir şeyler artıyordu, ama bu artış tam olarak neydi? Bunu anlamak için bir süre beklemem gerektiğini biliyordum.
O an, sadece başımı yaslayıp gözlerimi kapattım. O kadar uzun bir yolculuğa çıkmıştım ki, her geçen gün bir element gibi biraz daha olgunlaşıyor, biraz daha değişiyordum. Bazen hayal kırıklığı, bazen umut, bazen de sabır. Ama her defasında, her duygunun sonunda bir artış oluyordu. O artış, belki de beni daha güçlü kılıyordu.
Arayışın Sonu: Hayatın Kimyası
Gün batarken, Kayseri’nin o dingin akşamında yavaşça pencereyi kapattım. O gün, “Periyodik cetvelde ne artar?” sorusunun cevabını bulmuş gibi hissettim. Hayatın kimyasında artan şey, belki de yalnızca bir elementin atom numarasındaki artış değildi. Bir insanın içinde büyüyen bir umut, karşılaştığı zorluklar ve hayal kırıklıklarının ardından yaptığı dönüşüm de bir artıştı. Her gün, içimde yeni bir şeyler artıyor, bir şeyler değişiyordu.
Evet, periyodik cetvelde artan şey bir elementin atom numarasının artışıydı, ama hayatıma dair de artan bir şey vardı. Belki bu değişim, kaybolan bir umutla birlikte gelen yeni bir başlangıçtı. Ne olursa olsun, her artış bir anlam taşıyor ve her değişim bir adım daha atmamı sağlıyordu. Bu, belki de en önemli şeydi.
Ve sonunda, bu soruya verdiğim cevabın beni çok daha güçlü bir insana dönüştürdüğünü hissettim: Periyodik cetvelde artan şey, hayattı.